Japonya’daki Koshima adasinda vahsi bir maymun kolonisi yaşıyordu ve bilim adamları onları kumların
üzerine bıraktıkları tatlı patateslerle besliyorlardı. Maymunlar tatli patatesleri seviyor, ancak kumlu ve
kirli olarak yedikleri icin durumlarından çok da hoşnut olmadıklarını belli ediyorlardi. Bir gün, Imo adlı
sekiz aylık dişi bir maymun tesadüf eseri patatesini suya dusurdu ve kumlarından arınan patatesin daha
lezzetli oldugunu keşfederek o günden itibaren patateslerini yıkayarak yemeye başladı. Bunu gören
annesi ve oyun arkadaşları da Imo’nun yöntemini öğrendiler ve onlar da diger maymunlara öğrettiler.
Kısa bir süre icinde birbirlerini taklit eden bir sürü maymun patateslerini yıkayarak yer hale geldi ve bilim
adamları yaşananları 1952-1958 yılları arasında kayda geçtiler. 1958 yılının sonbaharında Koshima
adasında patatesleri yıkayarak yiyen maymunların sayısı “Kritik Kütle” diye adlandırılan sayıya ulaştı,
artık hemen hemen tüm maymunlar patatesleri yıkıyorlardı. Bu olay bir tek Koshima adasında yaşansaydı,
maymunlar arasında bir tür iletişim olduğu düşünülebilir ve araştırma bu şekilde sürebilirdi. Ancak, aynı
anda çevre adalardakı maymunlar da patateslerini yıkayarak yemeye basladılar, hatta Japonya’nın
anakarasındaki Takasakiyama’da bile... Onca maymun bilinen hiçbir sekilde iletişim kurmus olamazdı ve
bilim adamlari ilk kez böyle bir olayı gözlemliyorlardı. Sonunda, bu adalar boyunca uzanan bir tür
morfogenetik yapı ya da alanın varlığı nedeniyle maymunların aralarında iletişim kurduklarını ileri sürdüler.
Maymunlar uzerinde yapılan bu araştırmadan sonra Avustralyalı ve İngiliz bilim adamları insanlar üzerinde
de benzer arastırmalar yaptılar ve insanın “bilinmeyen” tarafına dair cok ilginç sonuçlar elde ettiler. Bugün,
insanları birbirine bağlayan bir enerji ağı olduğu gerçeği konu ile ilgilenen kişiler tarafindan kesin olarak
kabul edilmektedir ve tek bir kişinin başlattığı bir değişimin, zaman içinde diğer kişilere de sirayet etmesiyle
ulaşılan “Kritik Kütle” sayısının tüm insanlığı etkileyen bir kuantum sıçrayışı etkisi yaratabildiğine inanılmaktadir.
Bilimin yıllar süren araştırmalar sonucunda ulaştığı bu gerçek pek çok kişinin “ilkel” diye nitelendirdiği kabilelerce
asırlardan beri bilinmektedir . Avustralya’da yasayan Aborijinler kendilerinin “rüya zamani” dedikleri kadim
bir hayat ağı ile birbirlerine bağlı olduklarına inanırlar ve bu kolektif rüya, ya da daha doğrusu bilinç hali içinde
kalplerinde merkezlenerek, bir Batılının anlamlandıramadığı biçimde iletişim kurabilirler. Aynı şekilde
Yeni Zelanda’da Maori’ler yine zihnin ötesine geçip, varlıklarının kutsal noktasına girerek yaptıkları meditasyonlarda
Amerika’da yaşayan Hopi’lerle iletişim kurabilirler. Hawaii’de Kahuna yerlileri besinlerini nereden bulabileceklerini
Dünya Ana ile konuşarak öğrenirler. Tüm bu “ilkel” insanlar bizlerin unuttuğumuz ve şimdilerde debelenerek
bulmaya çalıştığımız “Bir’lik” anlayışını kaybetmemiş insanlardır. Onlar; huzuru, barışı ve mutluluğu önce kendi
içlerinde bulmaları gerektiğini, tüm bunları dışarıdan bekledikleri takdirde hayal kırıklıkları yaşayacaklarını bilirler
ve bu değerli bilgi sayesinde “Bir” olmayı başarırlar.
yerel ürün +yerel pazar, sürdürülebilir yerel kalkınma, gıda kültürü, 8.sanat mutfak, kalıcıtarım(permakültür),GEN duyuruları, gazete yazılarım
27 Kasım 2008 Perşembe
14 Kasım 2008 Cuma
Yapi.com.tr Eko bina
Bu haber size Yapi.Com.Tr`nin "Arkadaşına Gönder" servisi aracılığıyla, ovgu gokdag tarafından gönderilmiştir.
Arkadaşınızın mesajı: Yem'den eko bina
http://www.yapi.com.tr//Haberler/world-architecturedan-has-mimarlikin-ekoyapisina-odul_63766.html
11 Kasım 2008 Salı
Niye Permakültür 2 ?
Permakültür, disiplinlerarası bir bilim dalıdır.
Permakültür, kendi felsefesi ve etik değerleri olan bir bilim dalıdır.
Permakültür, varolan sistem içinde sistemi dönüştürerek hareket eder.
Permakültür, pratik gerçekliği olan ve verimliliği ölçülebilen bir tasarım sistemidir.
Permakültür, doğaya ve ekolojik değerlere öğrenmek için sezgiyi kullanarak bakabilen ve bütüncül dünya ana görüşüyle hareket eden dünya çapında örgütlü uygulayıcılar topluluğu tarafından temsil edilir.
Permakültür, yaşanılarak edinilen tecrübelerin sistemli yapılanışının tasarım bilgisi olarak kullanılması ve uygulanabilmesidir.
Permakültür, doğa, tarım, yiyecek, enerji, kaynaklar, insan yerleşimleri üzerine bütüncül bir bakış açısıdır.
Permakültür , doğayı taklit ederek ve kullanarak çalıştığı için % 20 insan katkısıyla sürdürülebilir.
Permakültür , akış halinde hareket edebilen tasarımların hayata geçirimesine olanak sağlar.
Yukarıda sıraladığım tanımlamalar permakültür hakkında açıklayıcı bilgi içerdiği halde zihninizde kesin bir algı yaratmayabilir. işte tamda bu yüzden kişiseleştirilebilen ve paylaşılan tecrübeler bütünü olduğunda anlam ifade eder. Bir başka deyişle, ancak permakültür uyguladığınızda yarattığınız tasarımın değerini anlayabilirsiniz.
Bu nedenle, 2 haftalık Permakültür Tasarım Sertifika kursunu tamamlamış permakültürcülerin 2 sene boyunca permakültür uygulamaları yapması ve kendi uygulamasının pratik gerçekliğini ve tecrübe akışını içseleştirmesi gerekir.
Permakültür, kendi felsefesi ve etik değerleri olan bir bilim dalıdır.
Permakültür, varolan sistem içinde sistemi dönüştürerek hareket eder.
Permakültür, pratik gerçekliği olan ve verimliliği ölçülebilen bir tasarım sistemidir.
Permakültür, doğaya ve ekolojik değerlere öğrenmek için sezgiyi kullanarak bakabilen ve bütüncül dünya ana görüşüyle hareket eden dünya çapında örgütlü uygulayıcılar topluluğu tarafından temsil edilir.
Permakültür, yaşanılarak edinilen tecrübelerin sistemli yapılanışının tasarım bilgisi olarak kullanılması ve uygulanabilmesidir.
Permakültür, doğa, tarım, yiyecek, enerji, kaynaklar, insan yerleşimleri üzerine bütüncül bir bakış açısıdır.
Permakültür , doğayı taklit ederek ve kullanarak çalıştığı için % 20 insan katkısıyla sürdürülebilir.
Permakültür , akış halinde hareket edebilen tasarımların hayata geçirimesine olanak sağlar.
Yukarıda sıraladığım tanımlamalar permakültür hakkında açıklayıcı bilgi içerdiği halde zihninizde kesin bir algı yaratmayabilir. işte tamda bu yüzden kişiseleştirilebilen ve paylaşılan tecrübeler bütünü olduğunda anlam ifade eder. Bir başka deyişle, ancak permakültür uyguladığınızda yarattığınız tasarımın değerini anlayabilirsiniz.
Bu nedenle, 2 haftalık Permakültür Tasarım Sertifika kursunu tamamlamış permakültürcülerin 2 sene boyunca permakültür uygulamaları yapması ve kendi uygulamasının pratik gerçekliğini ve tecrübe akışını içseleştirmesi gerekir.
Niye Permakültür?
Öncelikle Permakültür’ün tarihçesine bakarak nerede nasıl başladı ve bize neler vaad ediyor görelim.
Permakültür 1970’lerde Bill Mollison ve David Holmgren tarafından
endüstriyel ve tarımsal sistemler tarafından yaratılan toprak, hava ve su kirlenmesine, kaybolan bitki ve hayvan türlerine, doğal olarak yenilenemeyen kaynakların azaltılması için ,ve yokedici ekonomik sisteme tepki olarak geliştirildi ve eski deneyimlerden olusan bitki, hayvan ve sosyal sistemlerin bilgisine yeni fikirlerin eklenmesiyle doğdu.
Permakültürün birçok kısmının bildik gelmesine karşın, kendisi içiçe geçmiş sistemler bütünü olarak farklıdır. Diğer modern tarımsal yöntemlerin aksine, permakültür ekolojinin omuzlarının üzerinden yükselir. ; karşılıklı ilişkilerin ve yaşayanların birbirlerine ve doğaya olan bağımlılıklarının çalışmasıdır. Sonuç ise doğaya ve sosyal çözülmeye yol açmayan sürdürülebilir ve zenginleştirilmiş yeni yaşam yoludur.
Bugün permakültürün birçok tanımı var. İlk tanımlar kalıcılıkla ilgiliyken, daha sonraki tanımlamalar sürdürülebilir insan yerlesimleri üzerine yoğunlaşır.
Permakültür’ün bir tanımı da;
Permakültür sürdürülebilir yerleşimler tasarlamaktır. Bu bir felsefe ve toprak kullanımı yaklaşımının mikroklima, yıllık ve çok yıllık bitkiler, hayvanlar, toprak ve su yönetimi ve insan ihtiyaçlarının birlikte ve bağlantılı olarak içiçe geçtiği üretken topluluklar bütünüdür.
Bill Mollison ve Reny Mia Slay, Permakültür’e Giriş
Permakültür , bugün artık disiplinlerarası bir bilim dalı olarak Melbourne Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora programları olan, dünyanın dört bir yanına dağılmış örgütlü bir yapıya sahip eğitimcileri ve uygulayıcıları olan, Ekim-Kasım 2009 tarihinde 9. su Afrika kıtasında ‘IPC9 Afrika Planı - Gıda ve Yetkinleştirme’ temasıyla yapılacak olan kongresiyle artık kendini kanıtlamıs bir felsefe ve uygulamalar bütünüdür.
2009 Ekim-Kasım aylarında gerçekleşecek olan kongreye 3 farklı Afrika ülkesi ev sahipliği yapmaktadır.(www.ipcon.org)
IPC9 Etkinlik Takvimi:
11-23 October, 2009 : PDC-Permakültür Tasarımı Sertifika Kursu,
Harare, Zimbabwe, Kudzanai Mashingaidze
26-28 October, 2009 : Konferans, Güney Afrika, Koordinatörler John
Nzira and Nick Heinamann
2-7 November, 2009 : Toplantılar, Mulanje, Malawi, Koordinatör
Patterson Majonanga
8-20 November, 2009 : Alan Gezileri
Permakültür 1970’lerde Bill Mollison ve David Holmgren tarafından
endüstriyel ve tarımsal sistemler tarafından yaratılan toprak, hava ve su kirlenmesine, kaybolan bitki ve hayvan türlerine, doğal olarak yenilenemeyen kaynakların azaltılması için ,ve yokedici ekonomik sisteme tepki olarak geliştirildi ve eski deneyimlerden olusan bitki, hayvan ve sosyal sistemlerin bilgisine yeni fikirlerin eklenmesiyle doğdu.
Permakültürün birçok kısmının bildik gelmesine karşın, kendisi içiçe geçmiş sistemler bütünü olarak farklıdır. Diğer modern tarımsal yöntemlerin aksine, permakültür ekolojinin omuzlarının üzerinden yükselir. ; karşılıklı ilişkilerin ve yaşayanların birbirlerine ve doğaya olan bağımlılıklarının çalışmasıdır. Sonuç ise doğaya ve sosyal çözülmeye yol açmayan sürdürülebilir ve zenginleştirilmiş yeni yaşam yoludur.
Bugün permakültürün birçok tanımı var. İlk tanımlar kalıcılıkla ilgiliyken, daha sonraki tanımlamalar sürdürülebilir insan yerlesimleri üzerine yoğunlaşır.
Permakültür’ün bir tanımı da;
Permakültür sürdürülebilir yerleşimler tasarlamaktır. Bu bir felsefe ve toprak kullanımı yaklaşımının mikroklima, yıllık ve çok yıllık bitkiler, hayvanlar, toprak ve su yönetimi ve insan ihtiyaçlarının birlikte ve bağlantılı olarak içiçe geçtiği üretken topluluklar bütünüdür.
Bill Mollison ve Reny Mia Slay, Permakültür’e Giriş
Permakültür , bugün artık disiplinlerarası bir bilim dalı olarak Melbourne Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora programları olan, dünyanın dört bir yanına dağılmış örgütlü bir yapıya sahip eğitimcileri ve uygulayıcıları olan, Ekim-Kasım 2009 tarihinde 9. su Afrika kıtasında ‘IPC9 Afrika Planı - Gıda ve Yetkinleştirme’ temasıyla yapılacak olan kongresiyle artık kendini kanıtlamıs bir felsefe ve uygulamalar bütünüdür.
2009 Ekim-Kasım aylarında gerçekleşecek olan kongreye 3 farklı Afrika ülkesi ev sahipliği yapmaktadır.(www.ipcon.org)
IPC9 Etkinlik Takvimi:
11-23 October, 2009 : PDC-Permakültür Tasarımı Sertifika Kursu,
Harare, Zimbabwe, Kudzanai Mashingaidze
26-28 October, 2009 : Konferans, Güney Afrika, Koordinatörler John
Nzira and Nick Heinamann
2-7 November, 2009 : Toplantılar, Mulanje, Malawi, Koordinatör
Patterson Majonanga
8-20 November, 2009 : Alan Gezileri
6 Kasım 2008 Perşembe
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
ekoköy çocuklarımız için alternatif bir gelecek
bolluk ve bereket
YEREL ÜRÜN_ Sağlıklı yiyecek için yerel üreteci kayıt ağı oluşturuyoruz!
Merhabalar,
1999 yılında İstanbul'dan köye göç ederek başlayan yolculuğum hala devam ediyor. 2007 yılı bizim için İstanbul'a dönerek yeniden yapılanma sürecini başlattı.
Köy'de geçirdiğim yıllar bana köylünün şehirliden daha çok insiyatif sahibi olduğunu ama birtakım kanalları açmak için kendini yetersiz hissettiğini öğretti. O yıllarda SAC AYAGI Modeli olarak tanımladığım bir yerel sürdürülebilir kalkınma öngörüsü yazdım. Okuttuğum çoğu kişi çok idealist ve hayalci olduğumu yazdıklarımı gerçekleştirmek için en az 10 yıla ihtiyacım olduğunu belirttiler. Eğer 2002 yılını başlangıç sayarsak 6. yılımıza girdik.
6 yılda yapabildiklerimiz:
1. Sac Ayağı Modeli Tübitak'a kaydoldu.
2. Dünya Ekoköyler ağı projeyi okudu . Bu sayede Findhorn Vakfı'nın Ekoköy eğitimini alabildim.
3. Sac Ayağı modeli Leader Plus Yani Avrupa Yerel Kalkınma Programına kaydoldu.
4. Ispanya Asturias'dan projeyle ilgilendikleri haberi geldi. Asturias'a gittik ve gördük ki yazadıklarımız yapılmış yani hayal değilmiş. Üstelik nasıl yapılacağını da anlattılar.
5. Bildiklerimizi köylüye, yerel yönetime, üniversiteye anlattık.
6. Kendi projemize inandığımiz için yerel ürün için marka başvurusunda bulunduk ve logomuz onaylandı.
7. Köyde yeni zeytinyaği fabrikası inşaatı başladı.
8. Tariş bölgede organik zeytinyaği için sertifikalandırma başlattı.
9. Köylü marka başvurusunda bulunmaya başladı
10. ÇÖMÜ Ayvacık'da Aristo Meslek Yüksekokulu açtı.
11. Bir grup insan Ekoköy kurma girişimi için bölgeye geldi ve yerleşti. Imeceevi doğdu.
12. Buğday Derneği bölgeyle ilgilenmeye başladı ve arazi aldı.
Bundan sonra yapacaklarımız:
Kentten köye göç edicem ama nasıl olacak, diyenler
Organik tarım yapıcam ama nasıl diyenler,
Organik tarım yapıyorum ama sertifikam yok diyenler
Ürünüm tarlada kaldı yine perişanız diyenler
Ekolojik ürünüm var pazarlayamıyorum diyenler
Organik ürün çok pahalı nasıl alabilirim diyenler için
HEPİMİZ İÇİN _ Yerel ürün yerel pazar
"100 bin kişiden 1 YTL " kampanyası
Yerel üretici destekleme ağı ve sağlıklı besin için pamuk eller cebe!!
2. Herkes için Sürdürülebilirtarım eğitimi:
Dünyanın her ülkesinde var ama bir tek Türkiye'de öğretilemiyor. Türkçesi yok çünkü henüz çevrilmedi. Permakültür deyince perma ne ?? Nasıl yani ?? denilmesinden bıktık.
İngiltere'deki ve Avustralya'daki yetkililerle bağlantı kurduk.
Egitimleri Türkiye'de ve Türkçe vermek istiyoruz.
Herkes için ulaşılabilir olmalı....
Permakültür sürdürülebilir insan yerleşimlerinin tasarlanmasıdır. Hem felsefi hem de pratik bir yaklaşım olarak mikro klimaya uyumlu arazi kullanımı , fonksiyonel bitkiler, hayvanlar, toprak ve su yönetimi ile insan ihtiyaçlarının grift olarak ilişkilendirildiği yüksek verimli sistemlerdir.
Permakültür yaşadığımız çevre hakkında dikkatli bir düşünme , kaynaklarımızın kullanımı ve ihtiyaçlarımızı nasıl karşıladığımız hakkındadır. Amacı sadece bugün için değil gelecek kuşaklar için de sürdürülebilir sistemler yaratmaktır.
3. Logomuzu kullanarak yerel zeytinyağı ve ürün üretmek isteyen üreticilerle işbirliği yaparak projeye kalıcı kaynak oluşturmak istiyoruz.
4. Istanbul'da ve Çanakkale'de yerel ürün dükkanları açmak istiyoruz.
Tek tek hepinize ihtiyacımız var. El verecekler lütfen ad-soyad ve iletişim bilgisi vermeyi unutmayın!!!
1999 yılında İstanbul'dan köye göç ederek başlayan yolculuğum hala devam ediyor. 2007 yılı bizim için İstanbul'a dönerek yeniden yapılanma sürecini başlattı.
Köy'de geçirdiğim yıllar bana köylünün şehirliden daha çok insiyatif sahibi olduğunu ama birtakım kanalları açmak için kendini yetersiz hissettiğini öğretti. O yıllarda SAC AYAGI Modeli olarak tanımladığım bir yerel sürdürülebilir kalkınma öngörüsü yazdım. Okuttuğum çoğu kişi çok idealist ve hayalci olduğumu yazdıklarımı gerçekleştirmek için en az 10 yıla ihtiyacım olduğunu belirttiler. Eğer 2002 yılını başlangıç sayarsak 6. yılımıza girdik.
6 yılda yapabildiklerimiz:
1. Sac Ayağı Modeli Tübitak'a kaydoldu.
2. Dünya Ekoköyler ağı projeyi okudu . Bu sayede Findhorn Vakfı'nın Ekoköy eğitimini alabildim.
3. Sac Ayağı modeli Leader Plus Yani Avrupa Yerel Kalkınma Programına kaydoldu.
4. Ispanya Asturias'dan projeyle ilgilendikleri haberi geldi. Asturias'a gittik ve gördük ki yazadıklarımız yapılmış yani hayal değilmiş. Üstelik nasıl yapılacağını da anlattılar.
5. Bildiklerimizi köylüye, yerel yönetime, üniversiteye anlattık.
6. Kendi projemize inandığımiz için yerel ürün için marka başvurusunda bulunduk ve logomuz onaylandı.
7. Köyde yeni zeytinyaği fabrikası inşaatı başladı.
8. Tariş bölgede organik zeytinyaği için sertifikalandırma başlattı.
9. Köylü marka başvurusunda bulunmaya başladı
10. ÇÖMÜ Ayvacık'da Aristo Meslek Yüksekokulu açtı.
11. Bir grup insan Ekoköy kurma girişimi için bölgeye geldi ve yerleşti. Imeceevi doğdu.
12. Buğday Derneği bölgeyle ilgilenmeye başladı ve arazi aldı.
Bundan sonra yapacaklarımız:
Kentten köye göç edicem ama nasıl olacak, diyenler
Organik tarım yapıcam ama nasıl diyenler,
Organik tarım yapıyorum ama sertifikam yok diyenler
Ürünüm tarlada kaldı yine perişanız diyenler
Ekolojik ürünüm var pazarlayamıyorum diyenler
Organik ürün çok pahalı nasıl alabilirim diyenler için
HEPİMİZ İÇİN _ Yerel ürün yerel pazar
"100 bin kişiden 1 YTL " kampanyası
Yerel üretici destekleme ağı ve sağlıklı besin için pamuk eller cebe!!
2. Herkes için Sürdürülebilirtarım eğitimi:
Dünyanın her ülkesinde var ama bir tek Türkiye'de öğretilemiyor. Türkçesi yok çünkü henüz çevrilmedi. Permakültür deyince perma ne ?? Nasıl yani ?? denilmesinden bıktık.
İngiltere'deki ve Avustralya'daki yetkililerle bağlantı kurduk.
Egitimleri Türkiye'de ve Türkçe vermek istiyoruz.
Herkes için ulaşılabilir olmalı....
Permakültür sürdürülebilir insan yerleşimlerinin tasarlanmasıdır. Hem felsefi hem de pratik bir yaklaşım olarak mikro klimaya uyumlu arazi kullanımı , fonksiyonel bitkiler, hayvanlar, toprak ve su yönetimi ile insan ihtiyaçlarının grift olarak ilişkilendirildiği yüksek verimli sistemlerdir.
Permakültür yaşadığımız çevre hakkında dikkatli bir düşünme , kaynaklarımızın kullanımı ve ihtiyaçlarımızı nasıl karşıladığımız hakkındadır. Amacı sadece bugün için değil gelecek kuşaklar için de sürdürülebilir sistemler yaratmaktır.
3. Logomuzu kullanarak yerel zeytinyağı ve ürün üretmek isteyen üreticilerle işbirliği yaparak projeye kalıcı kaynak oluşturmak istiyoruz.
4. Istanbul'da ve Çanakkale'de yerel ürün dükkanları açmak istiyoruz.
Tek tek hepinize ihtiyacımız var. El verecekler lütfen ad-soyad ve iletişim bilgisi vermeyi unutmayın!!!
