27 Kasım 2008 Perşembe

100 Maymun etkisi_Kritik Kütle

Japonya’daki Koshima adasinda vahsi bir maymun kolonisi yaşıyordu ve bilim adamları onları kumların
üzerine bıraktıkları tatlı patateslerle besliyorlardı. Maymunlar tatli patatesleri seviyor, ancak kumlu ve
kirli olarak yedikleri icin durumlarından çok da hoşnut olmadıklarını belli ediyorlardi. Bir gün, Imo adlı
sekiz aylık dişi bir maymun tesadüf eseri patatesini suya dusurdu ve kumlarından arınan patatesin daha
lezzetli oldugunu keşfederek o günden itibaren patateslerini yıkayarak yemeye başladı. Bunu gören
annesi ve oyun arkadaşları da Imo’nun yöntemini öğrendiler ve onlar da diger maymunlara öğrettiler.
Kısa bir süre icinde birbirlerini taklit eden bir sürü maymun patateslerini yıkayarak yer hale geldi ve bilim
adamları yaşananları 1952-1958 yılları arasında kayda geçtiler. 1958 yılının sonbaharında Koshima
adasında patatesleri yıkayarak yiyen maymunların sayısı “Kritik Kütle” diye adlandırılan sayıya ulaştı,
artık hemen hemen tüm maymunlar patatesleri yıkıyorlardı. Bu olay bir tek Koshima adasında yaşansaydı,
maymunlar arasında bir tür iletişim olduğu düşünülebilir ve araştırma bu şekilde sürebilirdi. Ancak, aynı
anda çevre adalardakı maymunlar da patateslerini yıkayarak yemeye basladılar, hatta Japonya’nın
anakarasındaki Takasakiyama’da bile... Onca maymun bilinen hiçbir sekilde iletişim kurmus olamazdı ve
bilim adamlari ilk kez böyle bir olayı gözlemliyorlardı. Sonunda, bu adalar boyunca uzanan bir tür
morfogenetik yapı ya da alanın varlığı nedeniyle maymunların aralarında iletişim kurduklarını ileri sürdüler.

Maymunlar uzerinde yapılan bu araştırmadan sonra Avustralyalı ve İngiliz bilim adamları insanlar üzerinde
de benzer arastırmalar yaptılar ve insanın “bilinmeyen” tarafına dair cok ilginç sonuçlar elde ettiler. Bugün,
insanları birbirine bağlayan bir enerji ağı olduğu gerçeği konu ile ilgilenen kişiler tarafindan kesin olarak
kabul edilmektedir ve tek bir kişinin başlattığı bir değişimin, zaman içinde diğer kişilere de sirayet etmesiyle
ulaşılan “Kritik Kütle” sayısının tüm insanlığı etkileyen bir kuantum sıçrayışı etkisi yaratabildiğine inanılmaktadir.

Bilimin yıllar süren araştırmalar sonucunda ulaştığı bu gerçek pek çok kişinin “ilkel” diye nitelendirdiği kabilelerce
asırlardan beri bilinmektedir . Avustralya’da yasayan Aborijinler kendilerinin “rüya zamani” dedikleri kadim
bir hayat ağı ile birbirlerine bağlı olduklarına inanırlar ve bu kolektif rüya, ya da daha doğrusu bilinç hali içinde
kalplerinde merkezlenerek, bir Batılının anlamlandıramadığı biçimde iletişim kurabilirler. Aynı şekilde
Yeni Zelanda’da Maori’ler yine zihnin ötesine geçip, varlıklarının kutsal noktasına girerek yaptıkları meditasyonlarda
Amerika’da yaşayan Hopi’lerle iletişim kurabilirler. Hawaii’de Kahuna yerlileri besinlerini nereden bulabileceklerini
Dünya Ana ile konuşarak öğrenirler. Tüm bu “ilkel” insanlar bizlerin unuttuğumuz ve şimdilerde debelenerek
bulmaya çalıştığımız “Bir’lik” anlayışını kaybetmemiş insanlardır. Onlar; huzuru, barışı ve mutluluğu önce kendi
içlerinde bulmaları gerektiğini, tüm bunları dışarıdan bekledikleri takdirde hayal kırıklıkları yaşayacaklarını bilirler
ve bu değerli bilgi sayesinde “Bir” olmayı başarırlar.

Hiç yorum yok:

ekoköy çocuklarımız için alternatif bir gelecek

ekoköy çocuklarımız için alternatif bir gelecek
bolluk ve bereket

YEREL ÜRÜN_ Sağlıklı yiyecek için yerel üreteci kayıt ağı oluşturuyoruz!

Merhabalar,

1999 yılında İstanbul'dan köye göç ederek başlayan yolculuğum hala devam ediyor. 2007 yılı bizim için İstanbul'a dönerek yeniden yapılanma sürecini başlattı.
Köy'de geçirdiğim yıllar bana köylünün şehirliden daha çok insiyatif sahibi olduğunu ama birtakım kanalları açmak için kendini yetersiz hissettiğini öğretti. O yıllarda SAC AYAGI Modeli olarak tanımladığım bir yerel sürdürülebilir kalkınma öngörüsü yazdım. Okuttuğum çoğu kişi çok idealist ve hayalci olduğumu yazdıklarımı gerçekleştirmek için en az 10 yıla ihtiyacım olduğunu belirttiler. Eğer 2002 yılını başlangıç sayarsak 6. yılımıza girdik.

6 yılda yapabildiklerimiz:

1. Sac Ayağı Modeli Tübitak'a kaydoldu.
2. Dünya Ekoköyler ağı projeyi okudu . Bu sayede Findhorn Vakfı'nın Ekoköy eğitimini alabildim.
3. Sac Ayağı modeli Leader Plus Yani Avrupa Yerel Kalkınma Programına kaydoldu.
4. Ispanya Asturias'dan projeyle ilgilendikleri haberi geldi. Asturias'a gittik ve gördük ki yazadıklarımız yapılmış yani hayal değilmiş. Üstelik nasıl yapılacağını da anlattılar.
5. Bildiklerimizi köylüye, yerel yönetime, üniversiteye anlattık.
6. Kendi projemize inandığımiz için yerel ürün için marka başvurusunda bulunduk ve logomuz onaylandı.
7. Köyde yeni zeytinyaği fabrikası inşaatı başladı.
8. Tariş bölgede organik zeytinyaği için sertifikalandırma başlattı.
9. Köylü marka başvurusunda bulunmaya başladı
10. ÇÖMÜ Ayvacık'da Aristo Meslek Yüksekokulu açtı.
11. Bir grup insan Ekoköy kurma girişimi için bölgeye geldi ve yerleşti. Imeceevi doğdu.
12. Buğday Derneği bölgeyle ilgilenmeye başladı ve arazi aldı.

Bundan sonra yapacaklarımız:
Kentten köye göç edicem ama nasıl olacak, diyenler
Organik tarım yapıcam ama nasıl diyenler,
Organik tarım yapıyorum ama sertifikam yok diyenler
Ürünüm tarlada kaldı yine perişanız diyenler
Ekolojik ürünüm var pazarlayamıyorum diyenler
Organik ürün çok pahalı nasıl alabilirim diyenler için

HEPİMİZ İÇİN _ Yerel ürün yerel pazar
"100 bin kişiden 1 YTL " kampanyası
Yerel üretici destekleme ağı ve sağlıklı besin için pamuk eller cebe!!

2. Herkes için Sürdürülebilirtarım eğitimi:
Dünyanın her ülkesinde var ama bir tek Türkiye'de öğretilemiyor. Türkçesi yok çünkü henüz çevrilmedi. Permakültür deyince perma ne ?? Nasıl yani ?? denilmesinden bıktık.
İngiltere'deki ve Avustralya'daki yetkililerle bağlantı kurduk.
Egitimleri Türkiye'de ve Türkçe vermek istiyoruz.
Herkes için ulaşılabilir olmalı....

Permakültür sürdürülebilir insan yerleşimlerinin tasarlanmasıdır. Hem felsefi hem de pratik bir yaklaşım olarak mikro klimaya uyumlu arazi kullanımı , fonksiyonel bitkiler, hayvanlar, toprak ve su yönetimi ile insan ihtiyaçlarının grift olarak ilişkilendirildiği yüksek verimli sistemlerdir.
Permakültür yaşadığımız çevre hakkında dikkatli bir düşünme , kaynaklarımızın kullanımı ve ihtiyaçlarımızı nasıl karşıladığımız hakkındadır. Amacı sadece bugün için değil gelecek kuşaklar için de sürdürülebilir sistemler yaratmaktır.

3. Logomuzu kullanarak yerel zeytinyağı ve ürün üretmek isteyen üreticilerle işbirliği yaparak projeye kalıcı kaynak oluşturmak istiyoruz.

4. Istanbul'da ve Çanakkale'de yerel ürün dükkanları açmak istiyoruz.

Tek tek hepinize ihtiyacımız var. El verecekler lütfen ad-soyad ve iletişim bilgisi vermeyi unutmayın!!!